Zeytinyağı Tüketimi

ZEYTİNYAĞI BARDAK BARDAK İÇİLMEZ

Zeytinyağı en sağlıklı gıdaların başında gelir ve ne kadar tüketmeli? Bu konuya biraz açıklık getirelim.

TEK MEYVE YAĞI

Zeytinyağı bilinen Tek Meyve Yağıdır. Zeytinin %60-75 i su, %10-25 i yağdır. Ayrıca içinde E vitamini, Protein, Lif, şeker,polifenoller, organik asitler ve tuzlarda bulunur. Yani tek başına tüm besin öğelerini barındırır. Bu yanıyla çok sağlıklı ve besleyici bir gıdadır.

BARDAK BARDAK İÇİLMEZ

Günlük kalori ihtiyacı kişinin, boyuna, kilosuna, hareketliliğine göre değişir. Ortalama orta yaşta bir erişkinin 2000-2500 kalori ihtiyacı vardır. 1 su bardağı Zeytinyağı yaklaşık 2100 kaloriye sahiptir. Yani bardak bardak zeytinyağı içilmez. İçilirse Obezite kaçınılmaz olabilir. Ege bölgesindeki Obezite oranının %28 olduğunu düşünürsek bu uyarı yanlış olmaz. Yani Dozu fazla olursa Su bile Zehir olur.

TANSİYON DÜŞÜKKEN DİKKAT

Zeytinyağının tansiyon düşürücü etkisi biliniyor. Bu nedenle ishal, kusma, aşırı terleme, yüksek ateş gibi tansiyonun düşebildiği durumlarda Zeytinyağı kullanımına dikkat etmek gerekir..

KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARMAYIN

Günlük kalori ihtiyacının üçte biri yağlardan temin edilmesi idealdir. Bu yağlarında üçte biri Zeytinyağı gibi sağlıklı yağlardan alınmalıdır. Ortalama bir hesapla günde 5 yemek kaşığı Zeytinyağı tüketilmesi yeterli faydaları sağlar. Her şeyin aşırısı zarardır. Tek yönlü beslenmeler beklenmedik hastalıklara neden olabilir.

AYDA EN AZ 1 LİTRE ZEYTİNYAĞI TÜKETİN

Kanserden, ülsere, cilt güzelliğinden, saç dökülmesine kadar bedenimizin her köşesine saymakla bitmeyen faydası olan Zeytinyağını kişi başı ayda en az 1-bir- litre tüketmek gerekir.Mucizevi bu gıdadan burnunuzun dibindeyken mahrum kalmamak gerekir.

AYLIK 20 LİRAYA SAĞLIK SİGORTASI

Şimdi bir Sağlık Marketine girdiğinizi hayal edin. Aylık Alışveriş için market arabasını alın. Başlayın alışverişe. İçine kanserden koruyucu koyun. Kalp kriz koruyucusu, anti aging-gençlik içeceği, vitaminler, saç bakım seti, kabızlık destekleri, ülser koruyucusu, kolesterol önleyici, iltihap giderici, bağışıklık sistem destekleyicisi, cilt bakım seti, sindirim düzenleyici, mineraller, zayıflatıcı, şeker düzenleyici, anne- bebek bakım seti koyun. Kasa da 20 tl ödeyin. Rüyanızda görseniz inanmazsınız. Ama bu hayali gerçekleştirin. Ben diyorum ki en yakınınızdaki bakkala, markete girin. Kişi başı bir aylık ihtiyaç olarak 1 litre Sızma Zeytinyağı alın. Yaklaşık olarak 20 tl verin. Ve emeği geçen herkese ve tüm Zeytin Ağaçlarına, diplerindeki toprak ve suya teşekkür edin.

Şişmanlık Tedavisinde Tehlike!

ŞİŞMANLIK TEDAVİSİNDEKİ TEHLİKE!

Şişmanlık Ameliyatları sonrası ortaya çıkabilen “Ölümler” ve “Olumsuz Durumlar” dikkatleri yeniden bu konuya çekti.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Nafiz Karagözoğlu “Şişmanlık Tedavisinde Ameliyat” konusu ile ilgili Uyarılarda bulundu.

ŞİŞMANLIK SALGINI

Şişmanlığın Salgın kabul edildiği bir dönemde yaşıyoruz. Kişiler hem çok yemek yemeyi, hem az hareket etmeyi ve hem de zayıf olmayı istiyor. Bu da onları hemen ve çabuk düzelme olacak sandıkları “Ameliyat Olma” ihtimaline götürüyor.

ACELE İŞE ŞEYTAN KARIŞIR

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Nafiz Karagözoğlu “Herkes Herşeyi Hemen olsun” istiyor. Bu mümkün değil. Eskilerin tabiri ile “Acele İşe Şeytan Karışır”. Şakası bir yana gerek ameliyat kararının ve gerekse ameliyat hazırlıklarının acele yapılması telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabilir.” Dedi.

ŞİŞMANLIK AMELİYATINA KİM KARAR VERMELİDİR?

Şişmanlık Ruhun, Bedenin ve Sosyal durumun etkilendiği bir hastalık olduğunu ifade eden dr. Karagözoğlu “Bu süreçlerin tam ve doğru bir şekilde yönetilmesi “Erişkin Doktoru” olarak da ifade edilen İç Hastalıkları Uzmanının sorumluluğundadır. Bu nedenle Şişmanlık için tedavi olmak isteyenler İç Hastalıkları Uzmanının takibine girmelidir.” Diyerek uyarılarını sürdürdü.

AMELİYAT SONRASI “TOZ PEMBE” DEĞİL

“Ameliyat sonrası TOZ PEMBE değil. İç Organlarda meydana gelen değişiklikler Özel Beslenme gerektiriyor. Vitamin, mineral destekleri, doktor kontrolleri mecburi hale geliyor. Her istediğini, istediği şekilde yiyip, içemiyor. Bu nedenle İç Hastalıkları Uzmanı ve Diyet Uzmanı tarafından düzenli kontrolü Şart oluyor.” Diyerek sözlerine devam etti.

Aynı anda Mynet.com – Yayınlandı.

Kanser Olmak İstiyorsanız

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ BUNLARA DİKKAT!

Teknoloji artıkça artan bir hastalık söyleyin deseler önce kanser diyebilirim.

  • Neden nasıl başlar?
  • Nasıl ilerler?
  • Nasıl sonlanır?
  • Nasıl tedavi edilir? Sorularının cevapları sürekli değişip çeşitlenmekte.
  • Yani testi kırıldıktan sonra her şey daha zorlaşmakta.
  • Testi kırılmadan önce ne yapmalı?
  • Yani kanserin gelişimini önlemek için ne yapmalı?
  • Bu soruyu birçok yerde okuyup duruyoruz
  • Korkumuz artıyor, artan korku bağışıklık sistemini etkiliyor. Ama çoğu kez yaptıklarımızı değiştirmiyor.
  • O zaman bir de konuyu tersinden düşünelim.
  • Belki tedbirlerimizi arttırmada daha fazla faydalı olur.
  • Kanserin başlamasını, gelişmesini, ve ilerlemesini engellemek için bazı önerilerimiz var. Bunlara umarım daha çok şey eklenir. Ancak şimdi bildiklerimizi önce bir yapalım. Birinci basamakta

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ

Evet. Yanlış duymadınız. Günlük hayatımızda bazı alışkanlıklarımız, beslenme şeklimiz, kişilik yapımız, nefsimize hoş gelen bazı uygulamalarımız kansere yatkınlığı arttırabiliyor. Canınız kanser olmak istiyorsa günlük hayatımızda yaptığımız bazı uygulamaları arttırabilirsiniz. Beden size ait öyle ya. İstersen kanser ol, istersen ülser ol. Hastalıklardan hastalık beğenin. Dilediğiniz gibi yaşayın.

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ SİGARA VE TÜTÜN ÜRÜNLERİNİ BOL BOL TÜKETİN:

Özellikle tütün ve tütün ürünleri biline neredeyse bütün kanserler için riski arttırdığı bilinen bir madde. Hele de bedeninizin kansere yatkınlığı varsa değme gitsin. Ailenizde kanserli bir yakınınız olduysa, beden yatkınlığı açısından artmış riskler taşıyor olabilirsiniz. Bir de sigara veya diğer tütün ürünlerini sürekli ve çok miktarda tüketiyorsanız iyi şanslar. “Yok yok ben kanserden korkmam”, hatta “ben kanser olmak istiyorum” diyorsanız bol bol tütün tüketin

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ ÇOK YAĞLI YEMEKLER YİYİN:

Özellikle doymuş yağlardan zengin (katı yağların çoğu) fazla miktarda tüketilirse kanser görülme sıklığının artabileceği tespit edilmiş. Tedbir almak isterseniz olabildikçe sıvı yağ, özellikle zeytinyağı tüketmeye çalışın. Hayır “Ben öyle şeyleri takmam”diyorsanız. “Kanserde neymiş, korkmam” diyorsanız özellikle katı yağ dolu, enerjisi yüksek, tekrar tekrar kullanılan kızartma yağlarıyla kızartılmış, bol yağlı yemekler yiyin.

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ AZ LİFLİ BESLENİN:

Sebze, meyve, tahıl ve bakliyat çeşitlerini yani bol lif içeren gıdaların tüketimi kanseri önleyen tedbirlerden kabul ediliyor. Kansere tedbir almak istiyorsanız lifli gıdaları daha çok tüketin. Yok yok “Kanser benim umurumda değil. Kanser olmak istiyorum” diyorsanız liften fakir gıdaları tüketin.

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ ANORMAL KİLOLU OLUN:

Kilonun aşırı fazlalığı ya da aşırı zayıflık kansere yatkınlığı arttırabiliyor. Her şeyin dengelisi uygundur. Uygun ağırlığınızı öğrenin ve o kilolarda kalmaya çalışın.

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ HAREKETSİZ YAŞAYIN:

İnsan bedeninin hareketsiz kalması yani tembellik birçok hastalığa kapı açabiliyor. Kanser olmamak için alınacak tedbirlerin başında düzenli ve bol hareket etmek geliyor. Günde en az yarım saati egzersiz, hareket yaparak geçirin. Olabildikçe günlük hayatta kullanılmayan kaslarımızı çalıştırmaya özen gösterelim.

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ YÜKSEK ENERJİLİ-SANAYİ TİPİ GIDA TÜKETİN

Özellikle yoğun şeker içeren, az lifli, bol yağlı yiyecek ve içecekler tüketenlerin kanser olma riskleri artabiliyor. Olabildikçe sade, kendi yaptığınız, doğal gıdalar tüketin. Bedenimiz filtre gibi yediğimiz ve içtiklerimizin artıklarını da süzüyor. Filtreleri tıkamayalım. “Yok canım, bana bir şey olmaz, kanser dediğin vız gelir tırıs gider” diyorsanız dediklerimizin tam tersini yapın.

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ  BOL BOL KIRMIZI ET VE BOL TUZLU GIDA TÜKETİN

Kırmızı eti çok fazla tüketmek, özellikle bol tuzlu ve ambalajlı gıda tüketmek kanser gelişimi açısından riskler taşıyor. Beslenmenin dengeli olması bedenin düzenli çalışması için şart. Doğru pişirilmiş yeterli ve çeşitli gıda gruplarını düzenli ve dengeli tüketebilmeliyiz. “Yok ben etoburum1 diyorsanız,”Ağzımın tadını, tuzunu kaçırmayın, kanser olursam ben olacam size ne?” diyorsanız iyi şanslar.

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ ALKOL TÜKETMEYE DEVAM EDİN:

Kanser etmeden de birçok ölüme neden olabilen alkollü içecek tüketimi, uzun ve sık kullanır birazda sabrederseniz çeşitli kanserlerin oluşmasına neden olabiliyor. Tüketim miktarı ve süresiyle risk artıyor. Ağız, yemek borusu (özefagus) , Gırtlak (larinks), yutak (farinks), meme ve karaciğer kanserleri ile alkol kullanımı arasında güçlü bir ilişki vardır. Alkolle beraber, tütün kullanımı bu bireylerde bu tür kanserlerin riskini daha da arttırmaktadır.

“Keyfim yerinde, alkol içmeyende ölüyor” derseniz, “Ölene kadar acı çekerek yaşamak istiyorum, kanser olmayı da 2. kadehten sonra zaten umursamıyorum” diyorsanız…

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ GÜNEŞ KORUMASI KULLANMAYIN:

Deri kanserlerinin %50-90’ı aşırı dozda UV ışınlarına maruz kalınması sonucu oluşur. Özellikle atmosferdeki ozon tabakasının incelmesi ve delinmesi nedeniyle dünyanın koruma kalkanı zarar gördü. Kemik gelişimi için gerekli olan güneş ışınları dikkatli olmamız gereken bir hal aldı. Uzun süre ve korumasız güneş ışığına maruz kalmak deri kanserlerini arttırdı. Bu nedenle “Solaryum” ve “Aşırı güneşe maruz kalmaktan” kaçının. Etkili bir kanser önleme yöntemi olarak güneş koruma faktörlü ürünler ve koruyucu giysiler kullanmayı unutmayın.

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ ERKEN TEŞHİS İÇİN

DOKTORA GİTMEYİN

Kanserin gelişmesini önlemeye çalışmak oldukça önemlidir. Sonraki önemli basamak ise kanser başlangıçlarını erken teşhis etmektir. Bunun için şikâyetsiz dönemlerde düzenli kontroller yaptırmak gerekir. Kadınlar “Mamografi” ve “Papsmear”(Rahim ağzı kanseri için yapılan bir tetkik) gibi kontrolleri mutlaka yaptırın. Doktorlarınızın tavsiyelerine mutlaka uyun. Sigmoidoskopi, kolonoskopi gibi endoskopik tetkikleri doktor öneriyle yaptırmayı ihmal etmeyin, kaçmayın, korkmayın. Şikâyetleriniz takip edin, erken fark edin. Mutlaka düzenli olarak tek doktor tarafından takip edilmeye çalışın. Ve dediklerin dinleyin

KANSER OLMAK İSTİYORSANIZ TEKNOLOJİK SON MODEL ÜRÜNLER SATIN ALIN

Daha avantajlı ürünle hareketsizliği arttırdığı gibi, insan için uygun olmayan yaşam ortamları yaratıyor. Radyasyon, kanserojen yetenekleri yüksek artık ürünler, farkına varmadığımız ve bilmediğimiz zararlar teknolojinin yanında kötü bir sürpriz olarak insanlığa hediye ediliyor.  Talep oldukça üreticiler “Çaresizce ! ” üretmeye devam ediyor. Daha çok tüketmek, daha çok gelir sahibi olmaya mecbur bırakıyor. Onu elde derken, kaybetmemeye çalışırken yüksek gerilim yaşamamıza ve yaşadığımızdan bir şey anlamamıza neden oluyor. Üretim nedeniyle ortaya çıkan ısı, uygunsuz toz-artık-çöp, yeni kimyasal maddeler, radyasyon ve her türlü şekil –özellikteki maddeler su, hava yoluyla bedenlerimize ulaşıyor. Ve sonunda “Nasıl Kanser oluyoruz?” diye düşünüp üzülmemize neden oluyor.

Et ve Hastalıklar

 

TEHLİKE KAPIDA: KURBAN, ET VE HASTALIKLAR

Et iyi bir protein kaynağıdır. Kişi günlük enerjisinin yüzde 12-15’ini proteinlerden sağlamalıdır. Vücudun büyümesi, gelişmesi ve hastalıklara karşı direncinin sağlanabilmesi için proteine ihtiyaç vardır. Ancak et tüketirken dikkat edilmesi gereken noktalar da vardır. Mesela 150 gram yağsız ızgara et yaklaşık 250 kaloridir. Bunu yedikten sonra harcamak için 75 dakika sıkı tempo yürümek ya da 1 saat bisiklete binmek gerekir.

ET YEMEKLERİ MİDEDE NE KADAR BEKLER?

Dana rostosu, çiğ veya pişmiş jambon, biftek, pişirilmiş beyaz et, pişirilmiş sığır eti, mide de üç veya dört saat kadar, kızarmış dana eti ve islenmiş etler, sığır eti ise dört-beş saat kadar midede bekleyebilir. Yani sindirimi zor bir gıdadır.

AŞIRI ET TÜKETMEK KANI ASİTLEŞTİRİR

Aşırı miktarda et tüketmek protein fazlalığına neden olur. Bu da kanı asitleştirdiği için organların hızlı aşınmasına yol açabilir.

AŞIRI ET TÜKETMENİN NEDEN OLABİLECEĞİ HASTALIKLAR NELER?

Kalp ve Damar Hastalıkları. Kolesterol-Yağ yüksekliği ve ilgili hastalıklar. Mide ve Barsak Hastalıkları. Gut hastalığı, hipertansiyon, Şeker Hastalığı ve Kabızlık. Birçok organ kanserine yatkınlığın artması.

ETLE İNSANA GEÇEN MİKROBİK HASTALIKLAR NELERDİR?

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, et yoluyla 200’e yakın hastalık bulaşabilir. Ülkemizde en sık Bruselloz, Salmonelloz, Tüberküloz, Şarbon, Toksoplazmoz, Sarkosistoz ve Tenyoz gibi hastalıklar et yoluyla bulaşabilir. Mikroplu et hamilelerde düşük ve erken doğumlara neden olabilir.

GEBELER DİKKAT!

İyi pişirilmemiş mikroplu etin (etin salam, sosis, sucuk, pastırma gibi çiğ halleri dâhil) yenmesiyle, hamilelerde düşük doğum, erken doğum riski olur. Erken gebelikte bebek etkilenirse bebekte körlük, sağırlık, kasılmalar ve zekâ geriliği görülebilir.

ET TÜKETİMİNİN SAĞLIKLI OLABİLMESİ İÇİN NELER YAPILMALI?

  • Çok fazla et tüketiminden kaçının.
  • Etle birlikte sebze tüketin.
  • Etlerin yağlı kısımlarının tüketmeyin.
  • İç yağları yemeklerde kullanmayın.

KURBAN ETİ NASIL SAKLANMALI?

Öncelikle etli yemek yapımında bir kerede en fazla ne kadar et kullanıyorsunuz? Bunu tespit edin. Ardından mevcut etleri birer pişirimlik parçalara ayırın. Et, 0–2 santigrat derecede 3–5 gün, buzlukta birkaç hafta, -18 derecede ise 3 ay saklanabilir. Donmuş etler soğuk yerde yani buzdolabında çözdürülür. Çözdürülen etlerin tekrar dondurulması tehlikelidir. Çünkü çözme sırasında üstünde mikrop üreyebilir. Ayrıca etin protein yapısı bozulabilir.

KURBAN ETİ KESİLDİKTEN NE KADAR SONRA TÜKETİLMELİ?

Yeni kesilmiş etler sert olur. Bu da pişirmeyi ve sindirimi zorlaştırır. Bu nedenle kurban eti kesildikten hemen sonra tüketilmemelidir. Etlerin buzdolabında en az 24 saat bekletilip uygun pişirme yöntemleri kullanılarak tüketilmesi mide ve bağırsak sağlığı için uygun olacaktır.

ETİ UYGUN PİŞİRME YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Haşlama, buğulama veya ızgara şeklinde pişirildikten sonra tüketilmesi yararlı olacaktır. Bu pişirimlerde besinler doğal besleyici değerlerini fazla kaybetmezler. Etlerin kızartılması ve kavrulması besin öğelerinde kayıplara sebep olabileceği gibi fazla miktarda yağ tüketilmesine ve sağlık sorunlarının oluşmasına yol açabilir. Etlerin sebzelerle birlikte pişirilmesi veya tüketilmesi, besin çeşitliliğinin sağlanması açısından sağlıklı bir yöntemdir. Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli ve ilave yağ eklenmemelidir. Özellikle kuyruk yağı veya tereyağının et yemeklerinde kullanılmasından kaçınılmalıdır.

Izgarada direkt ateşe maruz kalan ve çok pişirilerek yanma noktasına gelen etlerde kanserojen maddeler oluşmaktadır. Etler ızgarada pişirilirken yaklaşık 2 cm kalınlıkta hazırlanmalıdır. Etler ızgarada pişirilirken, etle ateş arasındaki uzaklık, eti yakmayacak ve ‘kömürleşme’ sağlamayacak şekilde yaklaşık 15 cm olmalıdır.”

Sahte Rakı Nedir?

SAHTE RAKI NEDİR? NASIL ZEHİRLER?

Metil alkol:

Gıda maddelerinin üretiminde girdi olarak kullanılması kesinlikle yasaktır ve kullanılamaz.

Endüstride çözücü, antifriz, maket uçak ve araçlarda yakıt olarak kullanılan, ağırlıklı olarak tekstil, patlayıcı, kontrplak, boya, plastik ve diğer pek çok alanda tüketilen kimyasal ürünlerin sentezinde ana çıkış maddesidir. Metil alkole aynı zamanda  “Odun ruhu” da denir. Kereste ve kütükler fabrikalarda ömürlerini uzatmak, dayanıklılıklarını arttırmak için fırınlanırlar. Kereste işleme tesisler bu işlemi yaparken kerestenin canlı hücreleri öldürülerek tekrar yeşermesi engellenmiş, kurtçuk ve kurtçuk yumurtalarından arındırılmış olur. Fırınlama esnasında ısıtılan odun içerisinde yuva yapan kurtçuklar ölürken odunun ruhu da (metil alkol) açığa çıkar. Bu şekilde makinelerin zarar görmeden işleyebilecekleri kuru kereste elde edilmiş, ekonomik değeri olan ısı, parfüm, kolonya endüstrisinde kullanılan metil alkol elde edilmiş olur. Ancak metil alkol gerek insanlar ve gerekse hayvanlar için zehir olup, gelişme geriliği yanında ölümlere neden olabilmektedir.

Rakı, ana maddeleri tarımsal kökenli Etil alkol (yaygın olarak pancar melasından elde edilmiş), anason ve üzümden elde edilen suma olan; çeşitli işlemlerle geleneksel aromasına kavuşan alkollü bir içkidir. Etil alkolün tarımsal hammaddeden elde edilmesi sırasında bir miktar metil alkol de oluşabilir. Oluşan metil alkolün bir kısmı, uygulanan işlemlerle ortamdan uzaklaştırılsa da genelde üründe bir miktar kalabilir. Metil alkol yiyecekler, içecekler veya solunum ve temas yoluyla alındığında ölüme ve kalıcı sakatlıklara neden olacak kadar zehirli olduğundan, içkilerde bulunabileceği maksimum miktarlar sağlığı korumak amacıyla mevzuatla belirlenmiştir.

Türk Gıda Kodeksi’ne göre rakıda bulunmasına izin verilen metil alkol miktarı en fazla 150 gr/ hektolitredir. Bu miktardan daha yüksek oranlarda metil alkol içeren ürünler insan sağlığı açısından riskli olarak değerlendirilir. Metil alkol insanlar tarafından mevzuatta izin verilen dozların üzerinde tüketildiğinde zehirlenmelere neden olur.

Metil Alkol Zehirlenmesi (Sahte Rakı) Belirtileri:

Zehirlenme belirtileri 12 – 24 saate kadar görülmeyebilir. Metil alkolün bir diğer özelliği zehirleme dozunun herkeste değişkenlik gösterebilmesidir.

Zehirlenme mide bulantısı, karın ağrısı, baş dönmesi, güçsüzlük gibi belirtilerle başlar ve merkezi sinir sisteminde çökme, körlük, tansiyon düşüklüğü, koma, ölüm ve bu olumsuz tablonun ciddi sonuçları olarak ortaya çıkar. Metil alkol ile üretilen rakının tüketici tarafından, tüketilirken veya öncesinde ayırt edilebilmesi olanaklı değildir. Ancak tüketildikten sonraki belirtileriyle ayırt edilebilir. Gerçek rakı nedeniyle ortaya çıkan şikâyetler zaman geçtikçe azalır. Sahte Rakı(Metil alkol) zehirlenmesinde şikâyetler gittikçe artar, görme bozuklukları da dâhil tüm şikâyetler şiddetlenir.

Zehirlenme, sakatlıklar ve ölüm neden olur?

Zehirlenme, sakatlıklar ve ölümler metil alkol nedeniyle olmaz. Metil alkol bedene girdiğinde emilir. Bedende üretilen “Alkol Dehidrogenaz” denilen bir madde tarafından parçalanır. Ve çeşitli işlemlerden sonra “Formaldehid” ve “Formik Asit “ denilen zehirli artıklar ortaya çıkar. İşte bedendeki hasarlardan bu maddeler sorumludur. Bu maddeler beyin ve sinir liflerinde birikir. Beden sıvılarının asitliğini arttırır. Bu şekilde körlük başta olmak üzere çeşitli sakatlıklar bırakır. Ve yine bu maddeler nedeniyle ölüm olabilir.

Nasıl ve neyle tedavi edilir?

Hastanın etkilenme durumuna ve etkilenme özelliklerine göre her hasta da tedavi farklıdır. Sıvı tedavileri, mide yıkanması, vitamin uygulamaları, diyaliz uygulamaları, özel ilaçlar(panzehir özelliği gösteren) ve etil alkol tedavileri planlanabilir.

Etil alkol gerçek rakıda kullanılan alkoldür. Yani sahte rakıdan zehirlenen kişiye gereğinde diğer bir deyişle “gerçek rakı” verilmek zorunda kalınır.

Neden sahte rakıdan zehirlenen kişiye gereğinde diğer bir deyişle “gerçek rakı” verilmek zorunda kalınır?

Metil alkol (Sahte rakı alkolü) bedende parçalanmazsa zehirli artıklar ortaya çıkmaz. O zamanda kötü sonuçlar ortaya çıkmaz. Etil alkol(gerçek rakı alkolü) de, Metil alkol (Sahte rakı alkolü) ile aynı madde tarafından parçalanır. Bedene tedavi amaçlı etil alkol verilirse Metil alkolün parçalanması azalır. Ve zararlı etkileri azaltılır.